Dökülme ve Hastalığa Karşı Saç Çalışma Grubu
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı‘ndan Prof. Dr. Oya Oğuz, 1997'de kurdukları saç hastalıkları biriminde sadece saç ve saçlı deri hastalıklarına yönelik hastaları takip ettiklerini belirtiyor.
Özellikle saç dökülmesini erkeklerin normal gördüğünü, kadınların ise daha çok önemsediğini belirten Prof. Dr. Server Serdaroğlu da son yıllarda saç dökülmesinin ve saç hastalıklarının önem kazanmaya başladığını söylüyor: “SÇG henüz iki aylık bir oluşum. Şu an birikimlerimizi gruba katılan merkezlerle paylaşıyoruz. Hem eğitim hem de hastaların doğru adrese yönlendirilmesi açısından bu çalışma çok önemli.”
En çok görülen saç hastalıkları
- Saçla birlikte kılların da parça parça dökülmesine yol açan alopesi areata (saçkıran)
- Erkek tipi saç dökülmesi
- Semptomatik saç dökülmesi
- Dönüşümsüz saç kayıpları
- Kalıtsal bozukluklara bağlı saç sorunları
- Kıl koparma alışkanlığı (trikotillomani)
Diyet saç dökebilir
Prof. Oğuz ve Prof. Serdaroğlu‘na göre saç dökülmesi, başka hastalıkların da habercisi. Genetik hastalıklar, kadınlarda hormonal düzensizlikler, tiroid hormonuyla ilgili sorunlar, demir eksikliği, Türkiye’de özellikle kadınlarda çok yaygın olan kansızlık saç dökülmesiyle kendini gösteriyor.
Ayrıca uzun süreli antidepresan kullanımı ve yine uzun süre yapılan düşük kalorili diyetler, beslenme yetersizliği de saçın dökülmesine neden olabiliyor.
Prof. Oğuz deri ve saçın tüm vücut sisteminin aynası gibi olduğunu belirterek bu nedenle endokrinoloji, pskiyatri, jinekoloji, hematoloji gibi başka dallarla da ilişkili olmak gerektiğini söylüyor.
Saça check-up
Prof. Serdaroğlu tüm bu nedenlerle saç hastalıklarının çok iyi incelenmesi gereken bir sorun olduğunu vurguluyor. Hasta tanılarının saç örnekleri alarak, biyopsi yaparak, videomikroskopiyle, laboratuvar tetkikleriyle çok ayrıntılı olarak inceledikten sonra koyulduğunu anlatan Serdaroğlu, takipte de tüm dünyada kullanılan tedavilerin uygulandığını belirtiyor. Serdaroğlu, saça yapılan “check-up”ı, “İncelemeye önce elle muayeneyle başlarız. Daha sonra saç çekerek örnek alırız.
Saç çapını, hacmini, rengini mikroskopik olarak değerlendiririz. Tüm bunlara göre gerçek saç dökülmesi olup olmadığını ve saç hastalığının ne olduğunu anlarız” diye anlatıyor.
Bu tip analizlerin çok özel bir bilgi gerektirdiğine işaret eden Serdaroğlu, tetkik sonuçlarının gelmessinin dört-beş günü bulabildiğini belirterek şöyle devam ediyor : “Bazı eczanelerde ’saç dökülmesine son’ gibi sloganlarla ya da alışveriş merkezlerinde elinde çeşitli cihazlarla dolaşıp saç analizini yaptığını iddia eden insanlar var.
Bakılan herkes, saç hastası çıkıyor. Bunu ürün satışı için yapıyorlar. Çok zor bir saç hastalığının iyileşebileceğini söyleyebiliyorlar. Saç kozmetiklerinde de bu geçerli. Hasta çözüm sağlamayacak gereksiz bir şeye umut bağlıyor. Saç hastalıklarının tedavisi zahmetli ve uzundur. En az iki yıl, bazen ömür boyu sürebilir.”
Saç Bilgi Hattı’nın ilk sonuçları
- Arayan 525 kişiden yüzde 84'ü saç dökülmesinden şikayetçi.
- Arayanların yüzde 26’sı kadın, yüzde 74'ü erkek.
- En sık sorulan soru “Saçım dökülüyor kime gitmeliyim?” Bunu “Saçımın dökülmesine karşı ne yapmalıyım?”, “Yeni saç çıkabilir mi?”, “Hangi şampuanı kullanmalıyım?”, “Başka neler kullanılabilir?” gibi sorular takip ediyor.
- Başvuranların yüzde 64'ünü 18 - 30 yaş grubu oluşturuyor. 30 yaş sonrası arayanların oranı yüzde 28 iken 18 yaş altının oranı yüzde 6.
Saçla ilgili gerçekler
- Zeytinyağının saça yararı yok.
- Saç sağlıklıysa sık yıkamanın saçın dökülmesine ek zararı yok.
- Yıkama ve tarama esnasında saçın dökülmesi normal. Ancak durup dururken dökülüyor ve elinizi attığınızda tutam tutam geliyorsa doktora başvurulmalı.
- Saçın kısa kesilmesinin dökülme-büyümeye etkisi yok.
- Saçın beslendiği kısım derinin içindeki kök kısmıdır. Saçı besleyen en önemli faktör protein. O da kan yoluyla ulaşır. Proteinli şampuanların emilmesi söz konusu olmadığından bu yönde etkili değil. Zeytinyağı, E vitamini ve bazı kremlerin konulduğu karışımların da yararı yok.
Saç Çalışma Grubu merkezleri
İSTANBUL : İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı (ABD), Prof. Dr. Server Serdaroğlu ve Prof. Dr. Oya Oğuz.
İZMİR : 9 Eylül Ün. Tıp Fak. Dermatoloji ABD, Prof. Dr. Ali Tahsin Güneş. Ege Ün. Tıp Fak. Dermatoloji ABD, Doç. Dr. İdil Ünal.
ANKARA : Gazi Ün. Tıp Fak. Dermatoloji ABD, Prof. Dr. Meltem Önder. Başkent Ün. Tıp Fak. Dermatoloji ABD, Doç. Dr. Deniz Seçkin.
ADANA : Çukurova Ün. Tıp Fak. Dermatoloji ABD, Prof. Dr. Gül Denli.
Kaynak : AYŞEGÜL AYDOĞAN aaydogan@milliyet.com.tr