SAÇ EKİMİ HAKKINDA GENİŞ BİLGİ
Saç ekimi operasyonu yapılamayacak kişileri şöyle sıralayabiliriz;
a) 18 yaşın altında
b) Şeker hastası
c) Tansiyon hastası
d) Ensesinde doku alınacak saçlı bölgenin çok az, seyrek veya hiç kalmaması durumunda.
Saç Ekimi Yapan Ekipte Aranan Özellikler Nelerdir?
a) Ekipteki tüm personel sağlıkçı (doktor veya hemşire) olmalı.
b) Saç ekimi ile ilgili özel eğitim almış olmalı.
c) Bu kişiler sadece saç ekimi yapılan klinikte görevli olmalı. (seyyar, gezici, toplama ekipler operasyonun sorumluluğunu almazlar ve kanunen yasaktır.)
d) Operasyona giren personelin diplomaları görünür yerde olmalı, saç ekimi yaptıran kişi bunları kontrol etmeli.
Saç Ekiminde Mevsim Önemli mi?
İlkbahar, sonbahar ve kış yaza göre daha avantajlı aylardır. Çünkü saç ekimi sonrası 2 ay deniz ve havuza girmek yasaktır.
Saç ekimi yaptırmak için tamamen kel olmayı beklemek doğru mu?
Tamamen saçların dökülmesini beklemek kesinlikle yanlıştır. Tamamen kelleşme olan kişi ancak 2 seans (6 ay ara ile) saç ekimi ile tamamen saçlı hale gelebilir. Yarıya kadar dökülmüş durumda bir seansta o bölümü kapatmak kişinin saçsız geçen zamanını ortadan kaldırır. Belki kalan bölümler saç ekiminden sonra dökülmeyecektir. Dökülmesi kesin olmayan bir durumda beklemek doğru değildir.
Geleceğin tedavi yöntemi,
Bu teknik saçlı bölgeden alınan saç kökü hücreleri arasından ana kök hücrelerin izole edilerek vücut dışında, laboratuvar ortamında üretilmesini ve daha sonra bunların saçsız kafa derisine ekilmesini içermektedir.
Bu teknoloji sayesinde saç ekimi için uygun olmayan pek çok kişi, tek bir hücreden üretilecek çok sayıdaki saç köklerini ektirebilme şansına sahip olacaktır. Kafa derisinde tek bir saç kökü kalmış kişiler için dahi gür saçlar hayal olmayacaktır.
Hem akademik, hem de ticari çevrelerin desteklediği bilim adamları şu anda yoğun bir biçimde, saç dökülmesine neden olan faktörleri ve saç büyümesini hızlandıracak faktörleri aktive edecek genleri tanımlamaya çalışıyorlar. Yine de, iyimser bir tahminle bile, gen tedavisinin insanlar üzerinde uygulanabilir olması 5-10 yıldan önce mümkün görünmemektedir.
Cerrahi yöntemler
Yirmi yıl kadar önce, ilk saç nakli yöntemleri yavaş yavaş popülerlik kazanmakla birlikte oldukça kötü bir şöhret edinmişlerdi; çünkü bunlar oldukça kaba yöntemlerdi ve ameliyat sonrası son derece yapay bir görüntü ortaya çıkıyordu. Bugün ise daha ince saç ekme yöntemlerinin geliştirilmesi ve bunların tecrübeli doktorlar tarafından uygulanır olması sayesinde saç ekimi yöntemleri androgenetik saç dökülmesinin en etkili, kalıcı ve popüler tedavileri konumundadır. Günümüzde kaliteli ve deneyimli bir ekip tarafından uygulanan saç nakli sonrası son derece doğal görünüme sahip, aslından ayırdedilemeyen sonuçlar elde etmek mümkündür.
Saç nakli cerrahilerinin ana prensibi en başından beri değişmemiştir: Başın arka ve yan bölgelerindeki dökülmemiş saçların bir kısmını saç dökülmesinin yoğun olduğu kısımlara aktarmak. Başın arka ve yan kısımlarındaki saçlar androgenetik saç dökülmesine karşı dayanıklı olduğundan bu nakil kişiye ömür boyu kalıcı bir çözüm sunmaktadır.
Saç nakli ameliyatları erkekler kadar kadınlarda da uygulanabilmekte ve sadece androgenetik dökülmeleri değil, yanık, yara, radyoterapi gibi nedenlerden kaynaklanan saç dökülmelerini de tedavi edebilmektedir
Saç dökülmesi tedavi yöntemleri
Piyasada saç dökülmesini önlediği söylenen pek çok ilaç mevcuttur. Bunlar: Minoxidil (Rogaineâ , Regaineâ ); Finasteride (Propeciaâ ); Tretinoin (Retin-Aâ ); Spironolakton (Aldactoneâ ); Ketokonazol (Nizoralâ ); Azelaik Asit (Azelexâ , Skinorenâ ); Cyproterone Acetate + Ethinyloestradiol (Diane 35â ); Cyproterone Acetate (Androcurâ ); Cimetidine (Tagametâ ); Flutamide (Eulexinâ ) ve diğerleridir. Ne var ki, bunların içinde saç dökülmesini önlediği FDA tarafından onaylanmış olan yalnız iki ilaç vardır: Minoxidil ve Finasteride. İlaç şirketleri ilaçlarının en çok 20-30 yaşları arasındaki, tamamen kel olmayan, önden açılması olmayan ve saç dökülmesi kısa zaman önce (5 yıl) başlamış hastalarda etkili olduğunu iddia etmektedirler.
Bu tanımlara uyan hastaların dahi çoğunda ilaç tedavilerinin sağlayacağı iyileşme vasattır ve etkili olabilmeleri ve etkilerini devam ettirebilmeleri için sürekli kullanılmaları gerekir. Kullanımlarına ara verildiğinde, çoğu vakada, dökümesine o ana kadar engel olunan saçların çok kısa bir süre içinde hızla döküldüğü görülmüştür.
Kelliği tedavi ettiği söylenen en etkili ilaç dahi, aslında, sadece saç dökülmesinin ilerlemesini önlemekte, ya da geciktirmektedir. Hiçbir ilaç kelliği “tedavi” edici, yani dökülmüş saçların yerine yeni saçlar çıkarıcı özelliğe sahip değildir.
. Saç dökülmesi için uygulanan ilaç tedavilerine yanıt en iyi şartlarda dahi vasatın üzerine çıkmaz. Çoğu kullanıcı ilaçlara çok az yanıt verir veya hiç vermez.
• İlaç tedavileriyle belli bir sonuca ulaşmak için uzun zaman geçmesi gerekmektedir.
. İlk etkilerin görülmesi aylar, istenilen sonuca ulaşılması ise yıllar boyu aralıksız kullanımı gerektirmektedir.
. İlaçların hepsinin bir takım yan etkileri vardır. Bu yan etkilerden bazıları ilacın kullanımının kesilmesini gerektirmekte ve hastayı tedaviye başladığı noktaya geri döndürmektedir.
• Gündelik olarak hesaplandığında ilaç tedavileri daha ucuz görünseler de, ömür boyu kullanılacakları göz önünde tutulduğunda, ilaç tedavilerinin cerrahi tedavilere göre daha pahalıya geldiği görülür.
Saç ekimi için ense bölgesi müsait mi?
Micro-Grafting yönteminde başın arka kısmındaki saçlı deriden alınan greftler saçsız bölgelere ekilmektedir. Saçın arkadaki verici bölgesinin durumu saçsız bölgede belli bir yoğunluğa ulaşmak için gerekli greft sayısını sağlamaya elverişsizse, bu işlemden başarılı bir sonuç beklemek yersizdir. Shora, saçsız bölgeye yapılacak saç ekimi sonucu santimetre kareye en az 40-60 saç teli düşmesini amaçlamaktadır. Eğer verici bölgenin alanı veya saç yoğunluğu bunu karşılayamayacak kadar küçükse, veya alıcı bölge çok büyükse, bu yoğunluğa ulaşmak mümkün olamamaktadır.
Verici alanın greft almak için uygun olup olmadığına karar verirken saç yoğunluğuna bakılır. Verici alanın saç yoğunluğu santimetre kareye 80 saç telinin altındaysa, oradan greft almak pek mümkün olamamaktadır.
Bir Verici Bölge;
Santimetre kareye 250''den fazla saç teli düşüyorsa gür saçlı,
Santimetre kareye 180-250 arasında saç teli düşüyorsa sık saçlı,
Santimetre kareye 100-180 arasında saç teli düşüyorsa seyrek saçlı olarak değerlendirilir.
Santimetre karesine 80''den az saç teli düşen bölgeler oldukça seyrek saçlı sayılırlar ve saçlar ıslandığında, ya da çok aydınlık yerlerde alttaki deri görünür. Verici bölgelerindeki saçları bu derece seyrek olan kişiler Micro- Grafting için kötü aday sayılırlar.
Saç ekimi resim ve bilgi
Saç Ekimi Uygulaması Kimlere Yapılır?
Saç ekimi, erkek tipi saç dökülmesi olan tüm hastalara uygulanabilir. Erkek tipi saç dökülmesi genetik olarak buna yatkın bireylerde erkeklik hormonunun etkisi ile gelişir. Saç folikülü etrafında saçı üreten hücreler, zaman içinde bu hormonun etkisiyle ölürler. Böylece saç, önce incelir, ardından uzamamaya başlar ve en sonunda tamamen dökülür. Bu durumdaki hastalarda saç ekimi en kesin ve kalıcı tedavi şeklidir.
Saç Ekimi İçin Belirli Bir Yaş Sınırlaması Var Mıdır?
İşlem için yaştan çok dökülmenin şekli belirleyicidir. Çıplak gözle bakıldığında deri görülür hale geldiyse o bölgedeki saç yoğunluğu normal yoğunluğun yüzde 50’sinin altına düşmüş demektir. Bu durumda hastaya uygulanacak en etkili tedavi, saç ekimiyle olabilir.
Saç Ekimi Ne Kadar Sürer?
Saç ekimi 3 ila 5 saat kadar sürer. İşlem sonrası eğer kişi iş ve sosyal çevresinde bu işlemin bilinmesini istemiyorsa yaklaşık 15 günlük bir zamana ihtiyaç vardır. Eğer bu tür bir endişesi yoksa 2 gün içinde günlük hayatına dönebilir.
Saç Ekiminin Hasta Sağlığı Açısından Herhangi Bir Dezavantajı Var Mıdır?
Bu işlem tamamen lokal anestezi altında yapılan son derece risksiz bir işlemdir. İşlem sonrası dönemde de sağlığı etkileyecek hiçbir yan etki bugüne kadar ortaya çıkmamıştır.
Saç Ekimi Birden Fazla Uygulanabilecek Bir İşlem Midir?
Saç ekimi, ekim yapılan alanın büyüklüğüne ve hastanın saç dökülmesinin devam edip etmemesine göre birden çok seansı gerektirebilir.
Saç Ekiminde Uygulanan Yeni Teknikler Nelerdir?
Bu konudaki en yeni teknik FUE (follicular unit extraction) denen saçların verici bölgeden bu işlem için özel hazırlanmış 1mm’lik metal borular yardımıyla tek tek alınması işlemidir. Bu işlemde saçlı deride bir kesi ve dikiş yoktur. İyileşme ise çok hızlıdır.
Biofiber
Biofibre, diğer saç ekim yöntemlerinin uygulanamadığı hastalara alternatif bir yöntemdir).
Biyolojik olarak cilde uyumlu ve laboratuvar ortamında üretilmiş, biofibre olarak adlandırılan saç telleri kafa derisine ekilerek saçsızlık sorununu ortadan kaldırılabilmektedir. Bu yöntemden saçı olmayan veya az olan ve daha gür görünmesini isteyen uygun hastaların yararlanması mümkündür. Biofiberler , kişilerin saçlı derisine basit ve kısa süreli bir işlem ile seanslar halinde ekilmektedir.
NASIL UYGULANIYOR?
Uygulamada öncelikle kişinin saç rengine uygun saç telleri tesbit ediliyor. Kişiye küçük bir test uygulaması yapılarak 14-30 gün bekleniyor. Kişinin biofiberlere uyumu gözlendikten sonra uygulama günü belirlenerek steril ve tıbbi koşullar altında hazırlanmış saç fiberleri 500-800 adet olarak seanslar halinde uzman doktorlar tarafından saçsız alanlara ekiliyor. Böylece biofiber ekimi sayesinde kısa sürede, kişi saçlı ve estetik bir görüntüye kavuşturulabiliyor.
BAŞARI ORANI NEDİR?
Biofiber sisteminin başarısını gösteren birçok araştırma bulunuyor. Bir araştırma sonucuna göre; 196 kişiye biofiber uygulaması yapılmış ve bu hastalar iki yıl süreyle takip edilmiş. Bu süre içinde kişilerin yüzde 86 ‘sında hiçbir sorun gözlenmemiş. Uygulama yapılan kişilerin yüzde 11‘inde hafif bir enfeksiyona rastlanmış, yüzde 1.53 ‘ünde ekim hatası nedeniyle biofiberlerde kıvrılmaya rastlanmış ve çıkarılmış. Ekim yapılan kişilerin yüzde 1.02 ‘sinde ise reaksiyon geliştiği için biofiberler çıkarılmış.
BİOFİBER İMPLANT SİSTEMİ’NİN ÖZELLİKLERİ
Bu sistem eğitimli uzman hekimler tarafından uygulanan tıbbi bir yöntemdir. Yöntem hakkındaki deyatlı bilgilendirme hekim tarafından yapılmaktadır. Kesinlikle takıp çıkarılan veya kafaya yapıştırılan bir peruk sistemi değildir. Her saç fiberi cilde tek tek ekildiği için görünüm olarak kişinin kendi saçından ayırt edilememektedir.
Biofiber İmplant Sistemi sadece dökülme sonucu saçsız kalan alanlara değil, yaralanma ve yanık nedeniyle saçsız kalan alanlara da uygulanabiliyor. Biofiber İmplant Sistemi 13 standart renkte bulunuyor. Doğal saç gibi yıkanıp kurutulan biofiber tercihe göre düz dalgalı ve kıvırcık olarak imal edilebiliyor.
Biofiber implant sistemi kullanan hastaların sağlıklı ve uzun süreli bir estetik sonuç için hekimlerin işlem öncesi ve sonrasındaki önerilerine sıkıca uymaları ve düzenli kontrollere gelmeleri çok önemlidir.
Saç ekimi resimleri, saç ekimi fiyatı, saç ekim bakımı,
F.U.T.
Foliküler Ünite Transplantasyonu:
Bu yöntem özetle ensenin üzerindeki bölgeden uzun elips şeklinde bir saçlı derinin çıkartılarak bu deri şeridindeki kıl köklerinin bir ila üçlü gruplara bölünüp, saçsız alanlara nakledilmesidir. Operasyon lokal anestezi altında yaklaşık 4-5 saate yapılmakta ve hastalar tarafından rahatlıkla tolare edilebilmektedir. işlem tamamlandıktan hemen sonra hasta evine dönebilir, 24 saat boyunca sac yıkanmaz ve bu süre sonunda ekim yapılan bölge ve diğer saçlı bölgeler özel bir solüsyonla kliniğimizde yıkanıp işleminiz tamamlanır. Nakledilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yeniden çıkmaya başlamaları 2,5 -3 ay gibi bir süre almaktadır.
Saç Kaybı genetik, hormonal değişiklikler ve yaşlılık nedeniyle oluşan, hem kadınlarda hem de erkeklerde fiziksel ve buna bağlı olarak da psikolojik sorunlara sebep olan bir durumdur. Saç kaybı aynı zamanda çeşitli dermatolojik hastalıklar, yanıklar ve travmatik sebeplerle de gerçekleşebilir.
Erkek tipi saç dökülmesi her toplumda oldukça sık görülen bir durum olmasına rağmen pek çok erkek ve kadın için önemli bir sorundur. Bu insanlar saçlarının dökülmesini önlemek, dökülen saçların yeniden çıkmasını sağlamak veya saç dökülmesinin sebep olduğu görüntüyü ortadan kaldırmak için bir çok yola başvurmaktadırlar.
Saç kökleri uzun bir gelişme dönemi ve bunun ardından gelen kısa bir dinlenme periyodundan oluşan bir döngü içindedirler. Dinlenme döneminde saç teli köke bağlıdır ancak büyüme olmaz. Dinlenme dönemi sonunda ise saç teli düşer ve saç kökünden yeni bir tel gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe dinlenme döneminin süresi uzamaya başlar. Normalde gelişme dönemi (anajenfaz) 3-5 yıl kadar sürerken bunu takip eden dinlenme dönemi (telojenfaz) 1-2 haftalık geçiş dönemini (katajenfaz) takiben başlar ve 3-4 ay sürer.
Erkeklerde genellikle tepe ve alın kısmında saç kökü kaybı nedeniyle saçlarda seyreklik veya belirgin saçsızlık görülürken, ense bölgesinde iki kulak arasında kalan bölgede saç dökülmesi olmamaktadır. Bunun nedeni iki farklı saç kökünün bulunmasıdır. Alın ve tepe bölgesindeki birinci tip saç kökleri testesteron hormonuna duyarlıdır. Ve bu hormon etkisiyle saç kökleri zarar görmekte dolayısıyla saçlar dökülmektedir. İkinci tip saç kökleri ise testosteron homonuna duyarlı değildir. Ve bu sebeple dökülmezler. İşte saç ekimi işlemi; kafanın arka kısmında bulunan hormona duyarlı olmayan saç köklerinin alınarak, alın ve tepe bölgesindeki saçsız alanlara ekilmesidir. Bu şekilde ekilen saç kökleri hormona duyarlı olmadıklarından bir daha dökülmezler.
Estetik ve plastik cerrahideki son yıllardaki en önemli gelişmelerden biri de mini ve mikrogreft transplantasyonu ile saç restorasyonudur. Bu teknik ile diğer yöntemlere göre çok daha doğal ve başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu yöntem ensenin üzerindeki bölgeden uzun elips şeklinde bir saçlı derinin çıkartılarak bu deri şeridindeki kıl köklerinin bir ila üçlü gruplara bölünmesi ve restore edilmesi istenen bölgeye teker teker nakledilmesi şeklinde özetlenebilir.
Operasyon lokal anestezi altında yapılmakta ve hastalar tarafından rahatlıkla tolere edilebilmektedir. Operasyon başlamadan önce saç ekiminin yapılacağı bölgeler işaretlenir. Bu çizimler yapılırken saç ekilecek bölgenin naturel saç çizgilerine uygun olması suni bir görünüm oluşturmaması bakımından çok önemlidir. Kafanın arkasında saçlı derinin alınacağı bölge hazırlanıp enjeksiyonlarla uyuşturulduktan sonra uzun elips şeklinde bir saçlı deri parçası çıkartılır. Bu şeridin uzunluğu ortalama 8-10 cm eni ise 1 cm dir. Saçlı deri alındıktan sonra bu bölge estetik bir dikiş yöntemi ile kapatılır. Oluşacak kesi izi saçların içinde kaldığından hiç bir zaman görünür olmayacaktır. çıkartılan saçlı deri 2-3 kişilik bir ekip tarafından bistüri ile 1li, 2li, 3lü kıl kökü ihtiva eden küçük gruplara ayrılır. Bu işlem çok incelikli ve çabuk yapılması gereken bir işlemdir. Saçlar bölünürken kıl köklerine hasar vermemek gerekmektedir. Kıl köklerine hasar vermemek gerekmektedir. Kıl köklerinin kısa bir süre içinde bölünerek saçsız bölgeye nakledilmesi işlemin başarısı açısından önemli bir diğer faktördür. Bu nedenle saç ekimininde birkaç kişilik bir cerrahi ekiple çalışılmaktadır. Saçlar küçük gruplar halinde bölündükten sonra saçsız bölgeye ekme işlemine geçilir. Bu bölge lokal anestezilerle uyuşturulduktan sonra özel bir ataçman (admix-chesel)ile çok sayıda delik açılır. Hazırlanmış olan greftler (kıl kökleri) bu deliklerin içine tek tek yerleştirilir.
Daha naturel bir görünüm oluşturmak için ön kısımlara tek kıl kökü ihtiva eden greftler, daha gerideki bölgelere ise 2li ve 3lü kıl kökleri ihtiva eden greftler yerleştirilir.
İşlem tamamlandıktan hemen sonra hasta evine dönebilir. 24 saat boyunca sac yıkanmaz. Bu süre sonunda ekim yapılan bölge ve diğer saçlı bölgeler özel bir solüsyonla kliniğimizde yıkanır ve bu işlem hergün tekrar edilir.Saç ekim işlemi günlük aktiviteyi kısıtlamayan bir işlemdir.Saç ekim işleminde mevcut saçlar kesilmemektedir. Hasta ekim yapılan bölgeye temas etmeyecek bol bir şapka takarak işine dönebilmektedir.Uygulamadan 48 saat sonra alın ve göz üstlerinde şişlik ve morluklar oluşabilmekle birlikte bu durum birkaç gün içinde kaybolmaktadır. Nakledilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yeniden çıkmaya başlamaları 2,5 -3 ay gibi bir süre almaktadır.
Mini mikrogreft transplantasyonunda elde edilecek sonuçlar cerrahi faktörlere bağlı olduğu gibi hastanın mevcut saç durumu ile de çok ilgilidir. Ensenin üzerindeki bölgeden alınan kıl kökü sayısı kişinin bu bölgedeki saçlarının sıklığına bağlı olarak 2500 ila 5000 arasında değişiklik gösterir. Bu saçlar bir ila üçlü gruplar halinde 1500-2000 grefte ayrılarak nakledilmektedir. Verici bölgedeki saçların sıklığı önemli bir faktör olmakla birlikte daha önemli bir faktör kişinin ön kısımdaki açıklığının derecesidir. Açık alanı az olan kişilerde bu kıl kökleri daha sık yerleştirilebilmekte ve daha başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Açık alanı fazla olanlarda 8 ay – 1 yıl gibi bir süre sonra tekrar saç ekimi yapılarak daha sık bir görünüm elde edilebilir.
Arka kısımlarda geniş açıklığı olan kişilerde uygulanabilen bir diğer yöntem ise arka kısımlardaki saçsız derinin bir kısmının elips yada mercedes şeklinde deri çıkartmaları ile küçültülmesidir (scalp reduction) bu işlem saç ekiminden birkaç ay önce yapılan bir operasyondur ve uygun hastalarda çok yararlı sonuçlar vermektedir.
Saçsız alanın açıklığı azaltıldığından yapılacak saç ekimlerinde daha sık ve başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Saç ekiminden yaklaşık 3 ay sonra çıkmaya başlayan saçlar orjinal yerlerindeki büyüme hızıyla yani yarlerinde uzamaya başlarlar. Bu saçların genetik kodları ve özellikleri farklı olduğundan bunlarda dökülme meydana gelmemektedir. Ancak saç ekiminde nakledilebilecek kıl kökü sayısının sınırlı olması nedeniyle görüntüde saçsız alan kapatılmakla birlikte hiç bir zaman çok sık bir saç oluşmayacağı bilinmelidir. Saç ekimi tüm pratikliğine rağmen bir cerrahi müdahale olması nedeniyle gerekli tıbbi şartların sağlandığı ortamlarda konusunda uzman doktorlar tarafından yapılması gereken bir işlemdir.
Saç ektirme
Saç ekimi daha doğrusu bir isimlendirmeyle kıl kökü nakli vücuttaki kılın bulunduğu yerden köküyle birlikte başka doku dışına vede alınıp başka bir vücut alanına yerleştirilmesi işlemidir.
Saç ekimi bir nevi organ naklidir. Kişinin kendi dokusu tekrar kendine nakledilir( ototransplantasyon). Son zamanlarda kaş,kirpik,sakal, bıyık ve kol kılı ( jilet izlerini yok etme amaçlı) gibi ekimlerde yapıldığından “saç ekimi” tanımlaması yetersiz bu cerrahi müdahale için az kalmaktadır.
Doğru tanımlama “KIL KÖKÜ NAKLİ” şeklinde olmalıdır diye düşünüyoruz .Saçsızlık yada herhangi bir yerde kılsızlık hayati önem arz etmediğinden sadece kişinin kendinden nakil yapılmaktadır ve kişini isteğine
bağlı olmaktadır. Bir başka şahıstan saç kökü nakli yapılabilir ancak nakil sonrası reddedilmeyi engellemek için kullanılması gereken ilaçların ağır yan etkileri sebebiyle sadece ototransplantasyon şeklinde olmaktadır.
Başkasından alınarak ekilen bir kıl kökünün tutma yada reddedilme ihtimali böbrek,kalp yada karaciğer gibi bir organ naklinden farksızdır ve genelikle olumlu sonuçlanmamaktadır.
Saç ekimi ve plastik cerrahi ameliyatlarının çoğu hangi teknik kullanılırsa kullanılsın lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanmaktadır. Bu kombinasyon sayesinde hafif bir rahatsızlıkta ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış olacaksanız fakat saçlı deriniz tamamen acı ve ağrı duyusundan yoksun olacaktır.
Fut yöntemi
Saç köklerinin enseden bir şerit halinde alınarak mikroskoplar altında micro foliküler ünitelere ayrıştırılması işlemidir. Flept alınan kısım özel errahi ipliklerle dikilerek kapatılır ve buradaki dikiş 15 gün sonra alınır. Bu kapatmada izin daha az kalmasını sağlayan serbest doku flepleri oluşturularak insizyon iki kat üstünden estetik dikişle kapatılır.
FUT yönteminde hazırlanan greftler 1'li, 2'li, 3'lü nadiren 4'lü ve 5'li saç kümecikleri içerirler. Bu gruplaşma zaten saçın doğal yapısında vardır ve kesinlikle bozulmamalıdır.
Greftlerin hazırlanması kadar onların korunması ve dikkatli bir şekilde tutularak yerleştirilmesi de ekimin başarısını etkileyen faktörlerdendir. Kliniğimizde en yüksek greft sayılarında bile (3500 greft, 6 saatte tamamlanabilir) ense kısmından alınan saç kökleri en fazla 4-5 saat içinde yerleştirilmektedir. Dışarıda kaldıkları süre içinde canlılıklarını kaybetmemeleri için kesinlikle ıslak ve soğuk bir ortamda tutulmaktadır. Greftler %0,009 luk NaCl lü solusyonlarında 24 saat ten 36 saate kadar canlılığını muhafaza edebilmektedir
Megaseanslar halinde yüksek greft sayıları uygulanan işlemlerde, ekibin stereoskopik mikroskoplarla greft hazırlığına yatkın olmaları, greftlerin hazırlık işlemi sırasında travmatize edilmemeleri ve devamlı ıslak ortamda bulundurulmaları ekilen greftlerin tamamının tutması için önemli aşamalardır.
Şu anda dünyanın en ileri ve gelişmiş saç nakli kliniklerinde ve kliniğimizde uygulanmakta olan teknik ise "foliküler ünite transplantasyonu FUT" dur. Bu tekniğin diğerlerine göre önemli avantajları vardır.
Foliküler Ünite Transplantasyonunun Avantajları
Saç gruplarının kendi doğal yapısına zarar verilmez. Bu maksimum büyümenin sağlanması açısından oldukça önemlidir. Alıcı alanda açılacak kanalların da çok daha küçük olmasını sağlar. Bu da yapılacak ekimin doğala en yakın ve daha sık olmasını temin eder. Kanalların küçük açılması kan dolaşımını yani beslenmeyi bozmadığı için ekilen greftlerde maksimum büyüme sağlanır.
- Daha sık ekim olanağı
- Maksimum büyüme
- Hızlı iyileşme
Yapılan FUT tekniğinde, saçın dışındaki doku üniteye zarar verilmeden tıraşlanarak atılır. Böylece ekim için oldukça ince sadece saç içeren, dokusu zarar görmemiş greftler hazırlanabilir. Bu şekilde hazırlanan saçın doğal duruşunu taklit ederek istenilen şekilde yönlendirmek mümkündür.
Alıcı alanda açılacak kanalların büyük olması buradaki kan damarlarına zarar verilmesine neden olur. Bu durumda kan akımı bozulacağı için hem iyileşme yavaş olur hem da bazı greftlerin istenildiği gibi büyümediği görülür.
FUT tekniğinde kanalların küçük açılması dokudaki elastik kollagen liflerin korunmasını sağlar. Bu da ekim sonrası greftin kanala yerleşmesi ve daha hızlı bir oksijenasyon sağlanması açısından önemlidir.
Hazırlanan greftin açılan kanaldan daha büyük olması durumunda greft sıkışır ve sonrasında saç kümeciklerinin cildin üzerinde kabartılar oluşturacak şekilde büyümesine neden olur.
FUT tekniğinde kanallar slit adını verdiğimiz çok ince çizikler halinde açılır. Burada eski makrogreft tekniğinde olduğu gibi bir doku çıkarma sözkonusu değildir. Slit tekniği ile mevcut saçların aralarına etraftaki saç köklerine hiç zarar vermeden girmek mümkündür. Böylece tam dökülmemiş saçlarda sıklaştırma yapmak da kolaylaşır.
Klonlama Geleceğin Yöntemi
Gelecekte gündemde olacak olan saç ekim tekniklerinden klonlanma ile şaç ekimi saçlı bölgeden alınan saç kökü hücreleri arasından ana kök hücrelerin izole edilerek vücut dışında, laboratuvar ortamında üretilmesini ve daha sonra bunların saçsız kafa derisine ekilmesini içermektedir.
Bu teknoloji sayesinde saç ekimi için uygun olmayan pek çok kişi, tek bir hücreden üretilecek çok sayıdaki saç köklerini ektirebilme şansına sahip olacaktır. Kafa derisinde tek bir saç kökü kalmış kişiler için dahi gürsaçlar hayal olmayacaktır.
Saç ekimi için kök miktarı
Ekilecek Saç Miktarını ve Sonucunu Etkileyen Faktörler şunlardır :
- Dökülen alanın genişliği
- Saçların kalınlığı
- Verici alanda cildin elastikiyeti
- Saçların yapısı (kıvırcık,düz)
- Verici alandaki saçların sıklığı
- Ekimi yapan ekibin tecrübesi
- Saç ekimi yapılacak kişinin istekleri
- Saçın rengi
Yukarıdaki bu faktörler aynı zamanda ortaya çıkacak sonucun insandan insana niçin farklılık gösterdiğinin bir açıklamasıdır.
Genel yaklaşım kişilerin öncesi – sonrası fotoğraflara bakarak aralarından bir seçim yapması ve kendisine de bu tarz bir ekimin uygulanması şeklindedir. Oysa, yukarıda da belirtildiği gibi kişiler arasında bir çok yönden farklılıklar mevcuttur.
Bu nedenle işlemi yapacak olan hekimin sizin saç dökülme durumunuza göre bir operasyon planı uygulaması ve bunu size detaylarıyla anlatması gerekmektedir. Sonrasında mutsuz ,beklentisi karşılanmamış hasta görmektense yapılıp yapılamayacakların baştan anlatılması hatta gereğinde “hayır” diyebilmek gerekmektedir.
Operasyon öncesi yapılan görüşmede amaç, kişinin istekleri belirlendikten sonra ,bunun ne kadarının gerçekleşebileceğinin hekim tarafından anlatılmasıdır. Burada doğru yönlendirme oldukça önemlidir. Böylece operasyon sonrası beklentiler makul düzeyde kalır ve hasta memnuniyeti açısından buna önem verilmelidir.
Ekilecek saç miktarını etkileyen en önemli nedenlerden biri de ekimi yapacak olan ekibin tecrübesidir. Bir çok saç ekim merkezinde daha yüksek greft sayıları ve dolayısıyla daha sık bir ekim uygulamaları gerekirken tecrübe eksikliği ya da benzeri nedenlerle ihtiyacın çok altında ekim yapılmaktadır. Bu durumda daha seyrek bir görüntü ortaya çıkmaktadır.
Saç ektirme (microgreft)
Bu yöntem özetle ensenin üzerindeki bölgeden uzun elips şeklinde bir şaçlı derinin çıkartılarak bu deri şeridindeki kıl köklerinin bir ila üçlü gruplara bölünüp, saçsız alanlara nakledilmesidir. Operasyon lokal anestezi altında yaklaşık 4-5 saate yapılmakta ve hastalar tarafından rahatlıkla tolare edilebilmektedir. İşlem tamamlandıktan hemen sonra hasta evine dönebilir, 24 saat boyunca saç yıkanmaz ve bu süre sonunda ekim yapılan bölge ve diğersaçlı bölgeler özel bir solüsyonla kliniğimizde yıkanıp işleminiz tamamlanır. Nakledilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yeniden çıkmaya başlamaları 2,5 -3 ay gibi bir süre almaktadır. Saç ekimi ile ilgili ayrıntılı bilgileri yazının devamında bulabilirsiniz.
Saç Kaybı genetik, hormonal değişiklikler ve yaşlılık nedeniyle oluşan, hem kadınlarda hem de erkeklerde fiziksel ve buna bağlı olarak da psikolojik sorunlara sebep olan bir durumdur. Saç kaybı aynı zamanda çeşitli dermatolojik hastalıklar, yanıklar ve travmatik sebeplerle de gerçekleşebilir.
Erkek tipi saç dökülmesi her toplumda oldukça sık görülen bir durum olmasına rağmen pek çok erkek ve kadın için önemli bir sorundur. Bu insanlar saçlarının dökülmesini önlemek, dökülen saçların yeniden çıkmasını sağlamak veya saç dökülmesinin sebep olduğu görüntüyü ortadan kaldırmak için bir çok yola başvurmaktadırlar.
Saç kökleri uzun bir gelişme dönemi ve bunun ardından gelen kısa bir dinlenme periyodundan oluşan bir döngü içindedirler. Dinlenme döneminde şaç teli köke bağlıdır ancak büyüme olmaz. Dinlenme dönemi sonunda ise saç teli düşer ve saç kökünden yeni bir tel gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe dinlenme döneminin süresi uzamaya başlar. Normalde gelişme dönemi (anajenfaz) 3-5 yıl kadar sürerken bunu takip eden dinlenme dönemi (telojenfaz) 1-2 haftalık geçiş dönemini (katajenfaz) takiben başlar ve 3-4 ay.
Artık ameliyata gerek kalmadan ve iz bırakmadan saç ekimi yapmak mümkün. Üstelik yeni saç için göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor.
Erkeklerin müzmin sorunlarından biri olan saçsız kalmaya karşı kullanılan saç ekme tekniklerinde önemli gelişmeler var. Artık yeni tekniklerde saç ekimi, kesmeden, ameliyatsız, yara izsiz yapılabiliyor. En önemlisi yeni saç materyali olarak göğüs, sırt, koltuk altı hatta el ve ayak kıllarından bile yararlanılıyor.
Saç kökleri uzun bir gelişme dönemi ve bunun ardından gelen kısa bir dinlenme periyodundan oluşan bir döngü içindedirler. Dinlenme döneminde şaç teli köke bağlıdır ancak büyüme olmaz. Dinlenme dönemi sonunda ise saç teli düşer ve saç kökünden yeni bir tel gelişmeye başlar. Yaş ilerledikçe dinlenme döneminin süresi uzamaya başlar. Normalde gelişme dönemi (anajenfaz) 3-5 yıl kadar sürerken bunu takip eden dinlenme dönemi (telojenfaz) 1-2 haftalık geçiş dönemini (katajenfaz) takiben başlar ve 3-4 ay sürer.
Foliküler ünite denen yapı, dermal bir kılıf ile çevrelenmiş ve içerisinde 1-4 adet kıl folikülü barındıran ve etrafındaki damarsal ve sinirsel ağ ile anotomik ve fizyolojik bir bütünlük oluşturan yapılardır. Foliküler ünite nakli 1996 larda tanımlanmış 40 yıllık saç nakli tarihinde devrim niteliği kazanmıştır.Foliküler ünite genellikle iki yada üç saç folikülü (saç kökü) içeren ve kendi içerisinde bütünlük arzeden bir yapıdır. Önceleri varlığından bile haberdar olunmayan foliküler ünitelerin bölünmemesi gereken dokunulmaz yapılar olduğu ve ekimlerin bu durum gözönünde tutularak yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Foliküler ünite mikroskop altında çok hassas bir biçimde elde edilmeli ve titizlikle ekilmelidir. Bu yüzden saç ekimi ve özellikle FUE yöntemi mikrocerrahi tecrübesi olan ve saçlı deri (scalp) anatomisini ve cerrahisini en iyi bilen kişiler tarafından yapılmalıdır.
Follicular unit extraction yöntemi esas olarak foliküler ünitelerin elde edilmesinde kullanılan, foliküler ünite çıkartma işlemidir. Saçlı deriden, kesme ve dikme işlemi olmadan sadece foliküler ünitenin çıkartıldığı bir tekniktir.Foliküler üniteleri çıkartmak için özel tasarlanmış uç yapısı olan değişik çaplarda lümenli iğneler kullanılır. Yine ekim işlemi özel bir şekilde yapılmakta santimetre kareye 50-60 foliküler ünite (100-120 saç teli) ekmek mümkün olmaktadır (İstenirse daha fazlası da ekilebilir).
Folikül çıkartma işleminden önce donör alandaki saçlar kesilerek 1 mm olacak kadar kısaltılır. Lokal anestezik ilaç ile saç kökü alınacak ve ekim yapılacak olan bölge uyuşturulur. İğne, lümeni saç kılını ortalayacak şekilde deriye yaklaştırılır ve 6-7 mm kadar, kılın çıkış açısına uygun olacak şekilde deriye batırılıp çekilir. Kıl, folikül ve onu çevreleyen mikroskopik doku ile birlikte, silindirik bir tarzda kesilmiş olur.Bir mikropenset ile nazikçe çekilir ve foliküler ünit gevşek tabandan ayrılarak gelir.
Foliküler ünitler bu şekilde toplandıktan sonra şaçsız alanda açılan çok daha küçük deliklerden yerleştirilmesi mümkün olur. Her bir foliküler ünite ortalama 2 folikül barındırır. Yöntemin diğer yönteme üstünlükleri şunlardır:
1. Saç alınan yerde kesme ve dikme işlemi olmaz. Köklerin alındığı bölgedeki 1 mm den küçük çaplı delikler oluşur ama bu derikler birkaç günde kapanır ve iz bırakmadan iyileşir.
2. Başın her tarafından saç kökü alınabilir, sadece arka kısma bağımlı kalınmaz. Hatta ihtiyaç halinde göğüs kılları gibi vücut kılları da alınıp başa ekilebilir. Baş tan alınan köklerde vücudun başka bölgelerine ( örneğin bıyık gibi ) ekilebilir.
3. Seanslar arasında 2 gün beklemek yeterlidir. 2. seans için aylarca beklenmez. Birer gün ara ile 4-8 seans yapılabilir. Her seansta 600-800 kadar kök alınır. Her kök te 1 ila 4 (bazen5) arası değişen genellikle de 2-3 adet saç teli bulunur. 5 seans=3000 kök=6000 saç teli.
4. Alınan foliküler ünit çapı 1mm den küçük olduğu için ekim yapılacak yerde de çok küçük deliklerden ekim yapmak mümkün olur. Buda daha yoğun ve daha estetik ekim anlamına gelir. Santimetrekareye 60-80 hatta daha fazla saç kökü ekmek mümkündür.
Saç ekiminde kullanılan ürünler
Yeterince çok sayıda ürün vardır ancak bunların hepsi bir arada kullanılamazlar.
Lokal Anestezik ilaçlar : Prokain, Lidokain, Mezokain
Damar Genişleticiler : Buflomedil, Peridil heparin.
Hücresel Etkililer : ADN
Ötofikler: Silisyum , Salisilat.
Oligoelementler : Zn, selenyum, Cu, Co, vb.
Vitaminler : Vit H, B5 ve digerleri.
SAÇ EKTİRME HAKKINDA
Öncelikle saç ve saç dökülmesi hakkında bilgi vermekte fayda var.
Saç dökülmesi çoğunlukla erkeklerde görülen, genetik, hormonsal değişikliklere ve yaşa bağlı olarak gelişen bir durumdur. Kişide fiziksel ve buna bağlı olarak da psikolojik sorunlara sebebiyet verir. Saç kaybı, çeşitli hastalıklardan ya da yanma vb. gibi durumlardan da kaynaklanabilir.
Erkeklerde görülen saç dökülmesi, her toplumda yaygın olan önemli bir sorundur. Birçok insan saçlarının dökülmesini önlemek ve dökülen saçlarının da yeniden çıkmasını sağlamak için çaba sarf etmektedir.
Normal bir insanda ortalama 100.000 adet saç teli vardır. Bu saçlar zamanla kendilerini yenilerler.
Günde yaklaşık olarak 90-100 adet saç telinin dökülmesi normal kabul edilir ve bu saçların yerine yenileri çıkar.
Baştaki saç sayısı ve saç kalınlığı kişiden kişiye değişebilir. Ayrıca, yaşa bağlı olarak saçın büyüme hızı da değişir.
Erkeklerde saç dökülmesi genelde alında ve tepededir. Başın arka kısmında saç dökülmesine rastlanmaz. Bunun nedeni iki farklı saç kökünün olmasıdır. Alındaki ve tepe bölgedeki saç kökleri Testosteron Hormonuna duyarlıdır ve bu hormon bu bölgelerdeki saç köklerine zarar verdiği için Erkek tipi saç dökülmesi buralarda gerçekleşir.
Diğer bölgelerdeki saç kökleri, Testosteron Hormonuna duyarlı olmadıkları için dökülmediğinden, bu bölgelerden alınan saç kökleri, dökülen bölgelere ekilir. Bu ekilen saç kökleri Testosteron' a karşı duyarlı olmadıkları için, yeni ekildikleri bölgede de "Testosteron'a bağlı dökülme" göstermezler. Ayrıca, kişinin kendi saçı kullanıldığı için de görüntü gayet doğal olur.
Saç Ekimi işlemi tamamlandıktan sonra, kişi evine dönebilir. İlk 2 gün saçlar yıkanmaz ve bu süreden sonra saç her gün özel bir madde ile yıkanır. Saç ekiminden birkaç gün sonra alın bölgesinde şişlik ve morluklar oluşabilir, fakat bu geçici bir durumdur ve 1-2 gün içerisinde bu şişlik ve morluklar kaybolur.
Yeni ekilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yaklaşık 3 ay içerisinde yeniden çıkmaya başlarlar. Saçlar alındıkları bölgedeki büyüme hızları ile saçın ekildikleri bölgede büyümeye devam ederler ve bu saçlar, yukarıda da belirttiğimiz gibi, dökülen bölgelerdeki saç köklerinden farklı yapıda oldukları için, dökülmezler.
Herkesin saçındaki dökülme ve açıklı oranı farklıdır. Bu nedenle kişi uzman bir hekim tarafından muayene edilmeli ve hangi bölgelere ne sıklıkta saç ekileceğine karar verilmelidir.
KAYNAK: sağlıklısaç.com a bilgiler için teşekkür ederiz...


